






|
||
| Kaderin Görünmez Eli: İsrail ve ABD’nin Kendi Kuyularını Kendi Elleriyle Kazdığı An | ||
| İlahiyatçı yazar Ahmet Ziya İbrahimoğlu’ndan dikkat çeken değerlendirme İlahiyatçı yazar Ahmet Ziya İbrahimoğlu, kaleme aldığı köşe yazısında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını “meşruiyet krizi ve tarihî bir kırılma” olarak nitelendirdi. Amerikan kamuoyunda savaş karşıtlığının yükseldiğine dikkat çeken İbrahimoğlu, söz konusu adımın hem siyasi hem ekonomik sonuçlar doğuracağını belirterek, yaşananları “kader ve ilahî adalet perspektifinden okunması gereken bir süreç” şeklinde değerlendirdi. İşte ayrıntılar!... | ||
| GÜNDEM Haberi | ||
![]() |
||
| |
||
Kaderin Görünmez Eli: İsrail ve ABD’nin Kendi Kuyularını Kendi Elleriyle Kazdığı An
Giriş Orta Doğu, tarih boyunca kan ve gözyaşıyla yoğrulmuş bir coğrafyadır. Bugün ise tarihin en kritik dönemeçlerinden birine şahitlik ediyoruz: İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları. ‘Ön alma’ denilerek takdim edilen bu adım, bir askerî hareketten ibaret değildir; meşruiyetin çöktüğünü, halkın hükmünü verdiğini ve zulmün kendi sonunu hazırladığını ilan eden apaçık bir vakıadır. ABD halkı da bu gerçeği yüksek sesle dile getirmektedir. University of Maryland Critical Issues Poll (5–9 Şubat 2026, 1.004 kişi, ±3.5 hata payı) anket bilgilerine göre Amerikalıların yalnızca Yüzde21’i İran’a saldırıyı desteklemekte, Yüzde49’u karşı çıkmakta, Yüzde30’u ise kararsız kalmaktadır. Cumhuriyetçilerde destek Yüzde40’a ulaşırken, Demokratlarda bu oran yalnızca Yüzde6’dır; bağımsızlarda ise Yüzde21 civarındadır[^1]. Economist/YouGov (20–23 Şubat 2026, yaklaşık 1.500 kişi, ±3.3) bilgileri de benzer bir tablo ortaya koymaktadır: karşıtlık Yüzde49, destek Yüzde27’dir. Demokratlarda karşıtlık Yüzde76’ya varmakta; Cumhuriyetçilerde destek daha yüksek görünse de genel eğilim karşıtlık yönündedir[^2]. CBS News/YouGov (25–27 Şubat 2026, 2.264 kişi, ±2.5) saldırı öncesi nispi bir bölünmüşlük gösterse de ( Yüzde49–Yüzde51 ), özellikle Demokratlar ve bağımsızlar arasında savaş karşıtlığı ağır basmaktadır[^3]. Bu rakamlar yalnızca istatistik değildir. Vietnam ve Irak tecrübelerinin bıraktığı iz, ekonomik kaygılar ve vicdanın sesi bu oranlara yansımıştır. Halk yeni bir Orta Doğu savaşını istememektedir. Oysa kader zaviyesinden bakanlar için mesele daha derindir: Zalimler başkalarına tuzak kurduklarını zannederken, aslında kendi akıbetlerini hızlandırmaktadırlar. Bu yazı üç temel eksende meseleyi ele almaktadır:
Bölüm 1: Meşruiyet Meselesi ve Halkın Tepkisi Uluslararası hukuk bakımından saldırganlık meşru değildir. Bir devlet ancak saldırıya uğradığında müdafaa hakkını kullanabilir[^4]. ABD’de savaş karşıtlığı artık partiler üstü bir vakıadır. University of Maryland verileri Yüzde49 karşıtlık, Yüzde21 destek ve Yüzde30 kararsızlık göstermektedir[^1]. Economist/YouGov’da karşıtlık Yüzde49, destek Yüzde27’dir; Demokratlarda Yüzde76 oranında güçlü bir reddediş vardır[^2]. CBS/YouGov bilgileri ise nispi bölünmüşlüğe rağmen genel vicdanın savaş karşıtı olduğunu ortaya koymaktadır[^3]. Siyonist lobilerin tesiriyle şekillenen siyaset, halkın iradesini dikkate almamaktadır. Tarih göstermiştir ki halkın ve vicdanın sesini yok sayan yönetimler ağır bedel öder. Vietnadi Elleriyle Kazmak Bu saldırı, stratejik bakımdan son derece tehlikeli bir kumardır:
İsrail ve ABD, farkında olmadan kendi kuyularını kendi elleriyle kazmaktadır. Zayıflama ve iç gerilim emareleri şimdiden görünmektedir.
İslam inancına göre hadiseler ilahi hikmet dairesinde cereyan eder. Kur’an-ı Kerim’de zalimlerin planlarının kendi aleyhlerine döndüğü defalarca beyan edilmiştir: “Onlar tuzak kurarlar, Allah da tuzak kurar.” (Enfâl, Âyet 30)[^7] Bu hadiseler, kaderin değişmez kanununun tecellisini apaçık ortaya koymaktadır. Bu, rastgele bir oluş değil; ilahî takdirin hükmüdür. Allah kimseye zulmetmez; İsrail ve ABD’nin saldırısı elbette haksızdır, ancak İran da Suriye, Yemen, Irak ve Lübnan’da işlediği zulüm ve hataların faturasını ödüyor. İşte kaderin görünmez eli, zulmün sahibine dönmesini böyle tecelli ettirir. Sonuç İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı üç katmanlı bir krizdir:
Zulüm, kaderin gereği olarak er veya geç sahibine döner; bunu bilenler şaşmaz.
Hazırlayan: Ahmet Ziya İbrahimoğlu Dipnotlar [^1]: University of Maryland Critical Issues Poll, 5–9 Şubat 2026, 1.004 kişi, ±3.5 hata payı. [^2]: Economist/YouGov Poll, 20–23 Şubat 2026, yaklaşık 1.500 kişi, ±3.3 hata payı. [^3]: CBS News/YouGov Poll, 25–27 Şubat 2026, 2.264 kişi, ±2.5 hata payı. [^4]: Birleşmiş Milletler Antlaşması, Madde 51 (Meşru müdafaa hakkı). [^5]: Howard Zinn, *A People’s History of the United States*, Harper Perennial, 2005. [^6]: Paul Kennedy, *The Rise and Fall of the Great Powers*, Random House, 1987. [^7]: Kur’an-ı Kerim, Enfâl Suresi, Âyet 30. [^8]: Kur’an-ı Kerim, Rûm Suresi, Âyet 8. [^9]: Kur’an-ı Kerim, Âl-i İmrân Suresi, Âyet 182.
|
||
|
||
| Etiketler: Kaderin, Görünmez, Eli:, İsrail, ve, ABD’nin, Kendi, Kuyularını, Kendi, Elleriyle, Kazdığı, An, |
|
|
||
|






